![]() |
|
||||||||||
Görüş ve Düşünceleriniz
için: Yardımlarınız için: İrtibat telefon:
|
24 Aralık 2005 -Saat16:59 görevini yapıyormuş gibi davrananlar
Yetkililerde çok kötü bir görev ihmalkarlığı var…Hele bir de görevlerini yapıyorlarmış gibi davranmaları yok mu..Beni acayip kızdırıyorlar..
Bir sorumluluğu yapıyor gibi gözükmek yapmamaktan çok daha kötü bir şeydir..İğrenç..
Bahane bulmaları burunlarından kıl aldırmamaları,bazı tavırları,…..durumu daha da kötüleştiriyor…(bu ihmalkarlıklar,pişkinlikler,ukalalıklar vb..benim midemi bulandırıyor….)
* * * En sevdiğim insanlar gibi olan kelimeler Kimsesiz,barınmasız(evsiz),aç,yetim,öksüz,hayat kadını(cinsel kurban,sistem kurbanı,hayatsız kadın)yetiştirme yurdu,çocuk yuvası,aşevi,sığınma evi,evsizler evi,düşkünler evi,sığınak,………………..gibi kelimeleri duyunca ,okuyunca çok tuhaf bir duyguya kapılıyorum..içimde bir şeyler oluyor …Ne biliyim…En sevdiğim insanlar gibi (bunlar bana)bir duygu veriyor.. Benim sanki anam gibi ,ablalarım gibi,kardeşlerim,yeğenlerim gibi geliyor… İster tv de duyuyum,görüyüm,ister gazetede dergide okuyum,ister radyoda,ister konferans vb. duyuyum…Bu kelimelerle karşılaştığım anda acayip tam anlatamadığım şeyler hissediyorum..
Mesela sığınma evi dense hemen annem gibi sıcak ok sevdiğim çok değer verdiğim bir şey aklıma geliyor..Diğer benzer bütün kelimelerde bu tuhaf duyguyu hep hissediyorum..Dikkatim Bir anda odaklaşıyor…üf ya aslında yine de tam anlatamadım…Neyse..
* * * Evlilikle ilgili birkaç düşünce daha… Doğrusu evliliği falan pek düşünmüyorum…İleriye dönük hayallerimde eş,çoluk çocuk vb. hayallerim pek yok..
Bulunmuş olduğum özel durumun sorumluluğu bende çok daha ağır basıyor…Belki benim için böylesi daha hayırlı olacak…
Gerçi çok kısa süren bir evlik hayatım oldu …Dolayısıyla bunu ne olduğunu iyi kötü biliyorum..Güya o zaman da çok dikkat etmiştim ama neler yaşadığıma hala inanmak istemiyorum…Ama kim bilir bir gün belki birileri için çok faydalı bir şeylere vesile olabilirim diye uzun uzun yaşadıklarımı düşüncelerimi aktarabilirim..Kim bilir ..Bakacağız…Hayırlısı olsun…Haa bu arada şunu belirtmeliyim.Bu evlilik meselesini pek düşünmüyorum dememin sebebi geçmişte yaşadığım tecrübeler değil…Evliliği düşünürken en adaletli en en ideal şekilde olmak gerçekten kolay değil…Benim düşüncelerim birçok kişinin düşüncelerine pek uymuyor..İnsan hayalindeki en ideal insan kimse onunla evlenmeli…(Tabiî ki karşılıklı olarak)Değilse evlenmemeli..Evlilik gerçekten çok kutsal çok özel çok önemli bir olay… Bu kutsallığın altı en iyi şekilde doldurulmalı..İnsan hayalindeki insanla evlenmezse …farklı üzücü durumlarla ,hayal kırıklıklarıyla daha çok karşılaşabilir..Tabiî ki hayalindeki en ideal insanla evlendiğini düşünenler d zamanla şaşırabiliyor,üzülebiliyorlar ama ideal insanla(hayaldeki gönüldeki ideal insan)evlenmeyenler daha en başta büyük bir riske giriyorlar…
Unutulmayan,bitmeyen sevgiler,aşklar genele kadar ne kadar azdır… Bir takım insanlarımız eşinin kıymetini pek bilmez…Hele hele bazılarının aklı başkalarındadır..Dıştan bazı şeyler farklı gözükebilir .Olaylara içten ve dıştan bakış çok farklıdır..Bazıları ancak tam olarak evlenip birlikte belli bir dönem yaşayınca daha iyi görülmüş tanınmış olunuyor…
En azından şu tespiti yapabiliriz;birçoğumuzun dışardan bize,bizim ailemizden daha iyi daha güzel gibi gördüğümüz düşündüğümüz bazı aile yaşantılarını ,ilişkileri,bizimkisinden daha kötüdür..
Özellikle dernek faaliyetlerimiz içerisinde karşılaştığımız tecrübelerden yola çıkarak şunları d söylemekte fayda var.; Birçok evli kadın ve erkek birbirinin kıymetini bilmeyip zaman zaman aralarında sorunlar tartışmalar,kavgalar yaşıyor…Bazılarının gözü başkalarında oluyor..Sanıyorlar ki başkaları kendilerinden daha iyidir.daha anlayışlıdır daha şudur budur. Halbuki bunların önemli bir bölümü yanılıyor..Bu şekilde nice nice yuvalar dağılmıştır..zamanla bu da görülüyor ama iş işten geçmiş oluyor!!!
Çok ilginçtir,bazı evli kadınlar eşlerine yne bazı evli erkekler de eşlerine karşı çok çok iyi davransalar,çok sevseler,çok vefalı olsalar,en küçük hata bile yapmasalar,vb..kıymeti bilinmeyip terk edilebiliniyorlar..Daha önce de bir defterime yazdığımı hatırlıyorum ama burada ad aktarmakta fayda olabilir;Bir insanın eşini,sevdiğini,hayalinde bile aldatması aldatmaktır…Bir insanın eşinden başkalarına bir şekilde özel duyguyu hissetmesi aldatmaktır..Hayalde aldatmakla gerçekte aldatmak arasında pek bir fark yoktur…bunlar benim şahsi görüşlerimdir illaki doğruluğuna başkalarının inanması gerekmiyor..
Bu tür aile dramları gerçekten çok üzüldüğüm konulardandır…Başına böyle şeyler gelip ihanete uğrayanlar kendine üzülmemelidir.Bence bunu yapanlar kendine üzülmeli acımalıdır…İnşaAllah bir gün bu konulara devam etmeye çalışacağım..(Ayrılsın ne yaparsa yapsın ama evliyken çok iğrenç….)(saat 17:54) * * *
26.12.2005 saat 23:55 Kaç kişinin aklı dayanır
Askere gittiğinde eşine kendi babası tecavüz etmiş…kız evi terk etmiş…Akşehir”de geneleve düşürülmüş….Akıl ruh sağlığı yerinde olmayan o garip gencin eşi….
Bundan sonra gördüğünüz öyle her insana Kim bilir diğerlerinin ne tür hayat hikayeleri vardır …diye düşünün …geçip gitmeyin…. * * * 01.01.2006 saat 21:06 Ümidimi yitirmiyorum ama…
Genel olarak ümidimi hiçbir zaman yitirmiyorum ama hala istediğim gibi adımların atılmamış olması beni rahatsız ediyor… Bünyemizdeki evlerimizdeki kardeşlerimizin sorunları için elimizden geleni yapıyoruz..belki genel olarak ihtiyaçlarını (zorluklara rağmen)karşılıyoruz ama …aklım hep ulaşamadığımız diğer mazlumlarda …İçimde hep bir eksiklik oluyor….
2005 yılı içerisinde de yüzlerce barınmasız,şiddet mağduru,cinsel kurban,garip vb..kardeşlerimiz çalışmalarımızdan faydalandı…
İçimdeki sıkıntıdan hiç kurtulamıyorum..Başkalarının ihmalkarlığını sorumsuzluğunu biliyorum ama kendimi de suçluyorum…bir şeyler daha yapmalıyım… * * * İmdat çağrısı gibi bir kitap.. İnşallah yakında çıkarmaya hazırlandığım kitap çalışmam tabiri caizse bir çeşit imdat çağrısı vazifesi de görür ve gerekli cevabı alarak hayırlara vesile olur…
İnşallah daha fazla beklemeden neticelendirmeliyim diye düşünüyorum…
Çalışmalardan başımızı kaldırıp tamamlayamadı..Gönlüm arzu eder ki her şeyi halletmiş olalım ve bunu nasıl başardığımızı (olumlu örnek olması vb. amacıyla anlatalım..Ama bu aşamada (sizlere)ihtiyacım olduğu ortadadır..inşaAllah kim bilir bundan sonrasını belki sizinle tamamlayacağız..
Hayatım boyunca hep doğal olduğumu,içten olduğumu düşünüyorum…İnşallah bunu yaşadıklarımda da göreceksiniz..İnşaAllah iyi anlatabilirim, inşaAllah iyi anlaşılır..inşaAllah hayırlara vesile olur..
* * * ulaşamadığım mazlumlar ayrılık acısı çektiğim en sevdiklerim gibidir İnşaAllah günün birinde çok hayırlı şeylerin olduğunu göreceğiz..çekilen her şeyde vardır bir hayır.diyelim..adım adım bir şeyler kim bilir nelere nelere vesile olacak..bazılarımız aktör bazılarımız şahit olacak..inanır mısınız özel olarak ta birçok sorunum var ama benim aklım gerçekleştiremediğim ulaşamadığım hayırlı güzel projelerde..o mazlumlara ulaşmayınca en sevdiğim insanlardan uzaktayım,ayrılık acısı çekiyor gibiyim..yüreğim çok tuhaf… * * * Kitapla ilgili İnşallah kitabın ön yada arka kapağında o çok etkilendiğim kelimler de yer alabilir..Kitabın okunmasını teşvik amacıyla daha önce düşündüğüm şeyler de tekrar gözden geçirilmeli..
İnsanlara illaki yapabilecekleri şeylerden güzel güzel,icabında madde madde bahsedilmeli..
Kapağın bir köşesinde birkaç etkili fotoğrafın da yer alıp almayacağını tekrar düşünmeliyim,değerlendirmeliyim..yine ayrıca tv den tanıyanlara hatırlatmak amacıyla küçük bir resmimin de bir köşede yer alıp almamasının …değerlendirilmesini de yapmalıyım.. İnşallah özellikle çalışma yapılmayan ,çok yetersiz olanlar ön plana çıkarılmalı.. -ilerde olabilecek sorunlar da düşünülmeli.. -İnşaallah belki bazı şeyler ilk defa bu kitap vesilesi ile duymalı… -konuların arasına resimler ve haber kupürleri de eklenirse daha etkili olabilir ayrıca okumaktan pek hoşlanmayanlar için de sorunların genel anlaşılmasında katkıda bulunabilir… -bazı sivil toplum kuruluşlarının da telefon numaraları da verilebilir vb. Bazı sorunlarla karşılaşanların nerelere nasıl ulaşabileceklerinden de bahsedilebilir.. İçinde bazı kilere sitem de yer alabilir..arkadaş,okul,aile,vb. -Bir bölümünde de vasiyet olabilir… -bazı radyo programlarımızdan(tv-de)da alıntı yapılabilir(gazete röportajları vb) -tv lerdeki programlardaki tel numarası vermekte karşılaştığımız zorluklar bize ulaşılması için gösterdiğimiz özel gayret…
Duyguların tasarruflu kullanılması…..
En çok istediğim şeylerden biri de Şefkat Hareketinin heyecanının kalıcı olması… Bir şey daha aklıma geldi;Derneğimizi ilk kurduğumuzda bir şey hayal etmiştim daha doğrusu temenni de diyebiliriz:Çoook yıllar sonra şöyle çok frklı umulmadık bir yerde ,küçük bir çocuğun bir vesileyle karşılaştığımızda bana Şefkat Hareketinden Şefkat-Der den bahsetmesi…Beni davet etmesi………..
* * * Gazetelerde tv lerde bazı haberler dikkat çekiyor..Bir şey bir hakime savcıya vb. yapılsa suç yada suç benzeri şeyler o kişi kendini hapiste buluyor..diğer çok daha ağır şeyleri başkalarına yapanlarsa aynı durumla karşılaşmıyor..bu haksızlık bu ayrımcılıkla da ilgili bir bölüm olmasında fayda var.. İnşallah hayırlısı olsun…(27.1.2006-20:00 dan sonra)
* * *
Derneğimizi birçok kişi maddi yönden çok güçlü sanıyor…Böyle önemli çalışmalar yapan Şefkat-Der”imizin çok yardım aldığını sanıyor…Maalesef durum çok vahim..çok mütevazı imkanlarla …… Dernek hesabımızın olduğu bankada görevlilere bazen telefon açarak yada giderek sorduğumda ,bazen hiç para olmadığını yada çok az olduğunu söylediklerinde demişimdir ki,bir gün İnşaAllah bu hesapta trilyon vb. olacak..bunu bazen samimi gönüllü kardeşlerimize de söylemişimdir.. İnşallah buradan şunu da şöyleyim.Bu hareket bir gün Dünyanın en büyük en önemli yardım hareketi olacak..çok çook güçlü olacak..mazlumların en yakını olacak… Ahh keşke benim de şöyle güçlü,mevki makam sahibi vb. olan bir yakınım tanıdığım olsa diyen haksızlığa uğrayan,mazlum olan ,şefkate ihtiyacı olanların vb..en yakını olacak…
Her yerde bekleyen hazır gönüllüler,kritik bölgelerde gezen gönüllüler,ambulans benzeri araçlarda gece gündüz nöbet bekleyen,telsizli,telefonlu gönüllü görevliler…Helikopterler,uçaklar……
İnşaAllah devletlerden daha aktif bir şefkat örgütü olacak.. İnşallah telefonla internetle vb..her an acil olacak… 112-155 gibi acil ulaşılabilecek şekilde ihtiyaç görecektir..İnşaAllah nasıl hemen alo itfaiye alo polis alo ambulans vb aranıyorsa …bu ne kadar hayati önem taşıyorsa inşallah bu da öyle önem taşıyacak..Zevkle gönüllüce mutlu olunarak bu hizmet götürülecek..özellikle garlar,otobüs terminalleri vb..ihmal edilmeyecek..buraların genelinde kalıcı irtibat büroları bulunacak.. -filmler,belgeseller,tiyatro oyunları vb. olacak.. -okul kitaplarında yer alacak yardımlaşma hikayeleri- -seminerler,paneller,konferenslar,mitingler,yürüyüşler,eylemler,protestolar… Hastaneler de gezilmeli ..yurtlar yuvalar,huzurevleri,.bütün mevcut sosyal yerleriyle de yakın bağlar kurulacak..inşaAllah sorunlarla yakından özveriyle ilgilenilecek..
* * *
O ışıl ışıl yanan masum saf gözler …keşke herkes hepimiz bu gözlere sahip olabilsek…
* * * 5 Şubat 2006-saat 18:55 Kim bilir on yıl,yüz yıl,bin yıl,on bin yıl,milyon yıl,milyar yıl….
Kim kalacak,ne olacak,kim hatırlanacak….. Acaba bu dünyadan gelip geçmemizin kime ne faydası-zararı olacak?! Ben evet yada hayır demiyorum şu aşamada yorum da yapmıyorum sayılır…bunlar düşünülmeli,değerlendirilmeli diyorum….
* * *
5.2.2006 saat 19:35 Sevdiğinizle ilgili duygularınızı şimdi bir kenara not edin daha sonraki zamanlarda tekrar düşünün…
İnşallah şu anda birini çok seviyorsunuz,kendinizi aşık falan hissediyorsunuz,birine çok değer veriyorsanız:…bugün(şu anda)bir kenara duygularınızı,hissettiklerinizi,heyecanınızı vb…yazın…İnşallah belli bir zaman aralıklarıyla o sevdiğiniz aşık olduğunuz çok değer verdiğiniz vb..kişiyle ilgili duygularınızı hissettiklerinizi,tekrar yazınız…kıyas yapınız…(o kişiye ulaşanlar-ulaşamayanlar dahil… o tür özel duygular ve başka duygular dahil….) En azından bitmeyen,tükenmeyen,azalmayan bir ölçü tutturma oranı ne olacak?!
* * *
5 Şubat 2006 saat 19:50 O göz ifadeleri;
Filistinli bir babanın İsrail askerlerinin kurşunlarından yavrusunu korumaya çalışırkenki yüz ifadesi,köşeye sıkışmış kaçamıyor..yağmur gibi kurşunlar sıyırıyor..ellerin yavrusunu sakınmak için kalkan olduğu,feryat ettiği ,yalvardığı(bir el ifadesi)vb. adeta konuşması..Adeta özellikle inadına çocuğunu babasının gözleri önünde öldürülmesi… Çocuktaki ve babadaki göz ifadeleri… Beslan’daki bir okulda güya dikkat çekme,ses duyurma amacıyla yapılan eylemdeki çocukların durumu,bakışları…maskeli silahlı kişiler annelerinin birer çocuklarını ayrılmalarına müsaade …seçim durumları(o anki duygular)uzlaşma olacak diye beklerken aptalca alçakça yapıla bir güya kurtarma operasyonu…250 ölü çocuk…..mermiler uçuşuyor ,yanlarındaki arkadaşları vuruluyor,ağlarken,çığlık atarlarken,kanlar akarken,ölen arkadaşlarını görürken olan yüz ifadeleri,bakan gözler,hisseden kalp,beyin…. Gaz odalarına fırınlara konan sırasını bekleyen insanların yüz ifadeleri… Her an bir katil tarafından öldürüleceğini hisseden bir mazlum rehine,bir eş,bir sevgili,bir cinsel kurban,bir evlat,bir görevli,bir soyguna uğrayan,bir kan davalı,bir şu bir bu…göz,yüz ifadeleri….adeta kemiklerin bile bir şey dercesine acayip bir durumun yaşanması… Düşen bir uçaktaki son anlar… Kurşuna dizilen insanların,idam edilen insanların son anları düşünceleri ifadeleri… Ateşten kurtulamayan (alev)iyice anlayan bir insan…(yanarak ölmeden hemen önceki hali durumu…) Denizde,gölde,nehirde,havuzda vb. boğulan nefessiz kalan adım adım elen bir insanın düşüncesi,bakışları.. Akıl ruh sağlığı bozuk bir insan tarafından parça parça kesilerek öldürülen selpak satan simit satan çocuk…ve olaya şahit olan diğer çocuk…
Atom bombası atıldığı andaki alev ses topu kitle ölümü …o an… Deprem…yıkıntı altında birkaç saniye daha yaşayıp can veren…günlerce kalıp can veren…(kim bilir ümitlerin kesildiği anda …..,çığın karın altına kalan…. Aracıyla,otobüsle,trenle uçuruma yuvarlanırken ki his…. Aniden ölüm…göre göre ölüm…
Hani derler ya ölümlerden ölüm beğenmek..kalp krizi,ameliyat masasında,trafik kazasında,vurularak,kesilerek,boğularak,intihar,elektrik çarparak,yıldırım düşerek,donarak,….ölüm… Yatakta,ailenin yanında,aileden uzakta,savaşta vb…..nerde nasıl bir ölüm Acılara hazırlıklı olabilme,bir şekilde dayanabilme…
* * *
5.2.2006-saat 20:15 civarı Başka çocukları da e az kendi çocuklarım kadar sevemem diye de biraz bu tür hayallere giremiyorum…tabi daha başka sebepler de var ama bu da var… Zaten başka anaları,kardeşleri,yeğenleri,vb..kendi analarımız kardeşlerimiz,yeğenlerimiz vb. gibi sevememenin aynı şekilde değer verememenin(istediğim ölçü)bir duygusu halledemiyoruz..bunlar belki bizim isteğimizle olmadı ama bundan sonralar için….
* * *
Dünyada gelmiş geçmiş bilinen bilinmeyen en acı durumlu kendimiz de karşılaşmış gibi yaşamış gibi vb…hissedebilmeliyiz…(kendisini başkasının yerine koyabilmek..) Bazen başkalarına değer verirken düşünürler de onların iyiliğine dahi olsa… kırdığımın üzdüğümün Farkındayım…(bilerek yapmasam da öyle neticeler olabiliyor…)
* * *
Yapma be yapma ..yapmaa lütfen yapma..yazıktır yazık yapma..
* * *
Şu çocuklardaki o masum yüz göz ifadesi yok mu …müthiş bir duygu müthiş bir enerji,müthiş bir güç…neden büyüyünce bunlar kaybolur ki…
* * *
Acaba şimdiye kadar nasıl ne tür,kime ne haksızlıklar yapmışızdır?!Bunların ne kadarını telafi edebiliriz,nasıl telafi edebiliriz??o halde neden duruyoruz?!
* * * Dergide diyor ki DNA’ sının devamını sağlamak heyecan veriyormuş(çocuk,nesil vb…yolla) Biz de birilerinin birisinin DNA’sını taşıyoruz… Acaba gidiş sürpriz bir sona mı gidiyor…(3 şubat 2006 saat 20:38)
* *
evet yardım yapıyorsun …belki ,paltonu,kıyafetini v.b değerli bir şeyini daha veriyorsun ama yerine koyabiliyorsun..ya yerine koyamayanların verdikleri….. * * Çok içten ,”Keşke onlar da olsaydı..” diye aklımdan geçirmiştim..ve geldiler O yıllar önce çocuk yuvasındaki çocukların ordu pazarındaki çocuk parkına götürdüğümüzdeki duygularımı unutmamalıyım(1993 gibi)60-70 çocuk 3-4 kişi ortalama 20 çocuğu bir kişi ..diğer çocukların yanında anneleri,babaları,anneanneleri,babaanneleri,ablaları falan filan..bazılarının yanında 2-3 tane… O zaman demiştim Allah’ım inşaAllah bizim çocuklar o şeyi hissetmesin…o boşluğu hissettirmeyelim ama çok zordu…tüm sevgimize ilgimize rağmen çok zordu.. İlave not.yıllar sonra yeğenlerimi lunaparka götürdüğümde içimde büyük bir huzursuzluk olmuştu..aklıma o kimsesiz vb. çocuklar geldi..onları düşünürken hiç ummadığım bir anda yetiştirme yurdundan bir grup çocuğun burhan hocayla birlikte lunaparktan geçerken görmem ve çok acayip etkilenip sevinmem ve o çocukların tamamını oradaki oyuncaklara bindirmem ..gerçekten çok müthiş bir şeydi..gecenin o saatinde hiç beklemiyordum..topluca afrada sinemaya gitmişler yurda giderken de oradan geçiyorlarmış..bu Allah’ın bana bir lütfü..üstelik her zaman yanımda yeterli para olmazken o gün o çocukları da sevindirecek kadar paramın olması ayrı bir güzellikti..
“CEHENNEMİ BU DÜNYADA YAŞAYAN TÜM HAYATI ÇALINMIŞ CENNETLİK HAYATSIZ KADINLARA İTHAF OLUNUR”…-HAYRETTİN BULAN-
BELKİ BİR AĞIT, BELKİ BİR ŞİİR, BELKİ BİR HİKAYE ÖYLESİNE BİR DUYGU YOĞUNLUĞU TAMAMEN GERÇEK YAŞAMLARDAN ORTAYA ÇIKMIŞTIR
HAYATI ÇALINMIŞ HAYAT KADINI HAYATSIZ KADINLAR… VESİKALI KURBANLAR…BEDEN İŞÇİLERİ… TUTSAK MODERN KÖLELER… GENEL KADINLAR ,GENELEV KADINLARI… TELEKIZLAR.. KÖTÜ KADINLAR CİNSEL KURBANLAR…SİSTEM KURBANLARI DİRİ DİRİ ,(İNSAN) ETLERİ SATIŞA SUNULANLAR.. İNSAN TİCARETİNE MARUZ KALANLAR DAHA YİRMİSİNDE KIRLI ELLİ YAŞLARDA GÖZÜKENLER KADİR GECESİNDE ENÇOK AĞLAYIP EN ÇOK DUA EDENLER… CEHENNEMİ BU DÜNYADA YAŞAYAN GÜNAHSIZLAR… GEÇMİŞİ EN ÇOK BAŞA KAKILANLAR… VESİKALARI KENDİ PEŞİNİ, HATTA EVLATLARININ TORUNLARININ PEŞİNİ BİLE BIRAKMAYANLAR HA NALAN HA NATALİ, HEPSİ AYNI ACIKLI HİKAYELERİN HAYATSIZ CANLARI DURUMLARINA ENÇOK ÜZÜLÜNEN AMA PEK BİRŞEY YAPILMAYANLAR.. HAYATI ÇALINMIŞ,, HAYAT KADINI HAYATSIZ KADINLAR
Bu adlar ,lakaplar,söylemler bile insanın kanını donduruyor,vicdanları patlatıyor,arşı inletiyor… Bir hayat kadını,hayatı çalınmış kadın,bir hayatsız kadın hıçkıra hıçkıra diyor ki; “-Kocamdan ayrılalı yıllar oldu..İki oğlum vardı,küçücük çocuklardı, Yavrucuklarım kocamda kalmıştı,şimdi yıllar geçti,çocuklarımı bana hiç göstermediler ,şimdi delikanlı olmuşlardır,görsem belki tanıyamam… YA OĞULLARIMDAN BİRİ GENELEVE GELİR DE O BENİ BEN DE ONU TANIYAMAZ BİRLİKTE OLURSAK?!!!” Başka bir hayatsız kadın: ”-Bazen bayramlarda,özel günlerde kırk-elli müşterim olduğu zamanlar olmuştur.. Benim etim diri diri satıldı...Muayyen günlerimiz olmasın diye operasyonlar geçirtildik, Rahimlerimiz de alındı…Daha fazla müşteri ile birlikte olup, patronumuza daha fazla para kazandırmak için…”
KÜÇÜĞÜM SENİN KONUŞMAN ÖYLE DEĞİLDİ, NE OLDU SANA, SEN BÖYLE DEĞİLDİN… SENİN NEFESİN BİLE KISKANILIRDI.. BİR SAÇININ TELİNE KIYILMAZ SANA KURBAN OLUNURDU.. ÜZERİNDE ŞİMDİ PİS PİS ÇEŞİT ÇEŞİT NEFESLER Mİ VAR?! HAYATI ÇALINMIŞ,HAYAT KADINI ,HAYATSIZ KADIN..
BÜYÜYÜNCE NE OLACAN DENİLDİĞİ ZAMAN BEN BÜYÜYÜNCE ÖĞRETMEN OLACAM, HEMŞİRE DOKTOR MÜHENDİS OLACAM DERLERDİ…
EVCİLİK OYNARKEN ENÇOK GELİN BEBEĞİ SEVERLERDİ… BEN DE GELİNKIZ OLACAM,BEYAZ GELİNLİK GİYECEM… SEVDİĞİMLE EVLENECEM DERLERDİ… HAYATI ÇALINMIŞ,HAYAT KADINI..HAYATSIZ KADIN
KAÇ TANESİ CİNAYETLERE KURBAN GİTTİ KAÇ TANESİ ÜÇÜNCÜ SAYFALARDA HABER OLDU.. KAÇ TANE CİNAYET KURBANININ KİMLİĞİ DAHİ TESBİT EDİLEMEDİ…
HELE HELE BİR DE BU KADINCAĞIZLARIN KÜÇÜÇÜK KIZLARINA YAVRUCAKLARINA GÖZ DİKEN VİCDANSIZ LAR NAMUSSUZLAR YOK MU …
ONLAR ZULÜM SİSTEMİNİN NAMUS BEKÇİLERİYDİ ÖYLE Mİ… ONLAR FUHUŞUN SOKAĞA YAYILMASINI ÖNLEYECEK MUHAFIZLARDI ÖYLE Mİ… ONLAR SİZLERİN EŞLERİNİZİN KIZLARINIZIN NAMUS TEMİNATI REHİNELERDİ ÖYLE Mİ… ONLARDAN NE DRAMATİK TÜRK FİLİMLERİ SENARYOLARI ÇIKMIŞTI ÖYLE Mİ…
GEÇMİŞLERİ BU KURBANLARDAN DAHA FAZLA BAŞLARINA KAKILAN OLMUŞ MUDUR ACABA HESABI SORULMAYAN KURBANLAR HAYATI ÇALINAN,HAYATI SÖNDÜRÜLEN,HAYATSIZ HAYATLAR…
NE YAPMIŞTI O,DAHA ONÜÇ YAŞINDA KIZ ÇOCUĞU SANA,HA.. NASIL KIYDIN ,O ANACIĞININ KIYAMADIĞI BİRİCİK NAZLI YAVRUSUNA...
KİMİ HALA GÖMÜLÜ TOPRAK ALTINDA..KANLARI TOPRAĞI YEŞERTEN SU OLMUŞ… KİMİNİN CESEDİNİN PARÇALARI TOPRAKLA BÜTÜNLEŞMİŞ ÜSTLERİNDE ÇİÇEKLER AÇMIŞ,FİDANLAR YETİŞMİŞ, ÜZERLERİNDEKİ AĞAÇLAR MEYVE VERMİŞ… HAYATI ÇALINMIŞ,HAYAT KADINI, HAYATSIZ KADIN…
ÇALINAN HAYATLARINIZ KARŞILIĞINDA VERGİ REKORTMENLERİ DE ÇIKARTMIŞTINIZ
ALTMIŞ YAŞINDA OLUP TA HALA ÇALIŞAN MI VAR...
SİZ ŞEHİTLERİMİZİN EMANET ETTİĞİ NİNELERİN TORUNLARISINIZ ÖYLE Mİ…..
SİZLERE, HAKKINI HELAL ET DEMEYE YÜZLERİ TUTAN VAR MIDIR ACABA...
HİÇ İSTEDİĞİN GİBİ BİRGÜN GEÇİRMEYELİ NE KADAR ZAMAN GEÇTİ…
ANNESİNİ,EVLADINI,KARDEŞİNİ,BABASINI,ÇOCUKLUK AŞKINI BU KADAR ÇOK ÖZLEYEN BAŞKA BİR YÜREK VAR MIDIR ACABA...
NEE ÇOCUĞUNA DA GÖZ MÜ DİKTİLER NEE KIZ ÇOCUĞUN DAHA 11 YAŞINDA MI... NEE HİÇ ACIMALARI YOK MU,.. NEE GÜCÜN YETMİYOR MUU... HAYATI ÇALINMIŞ,HAYAT KADINI HAYATSIZ KADIN… . HALA O HAYALİNİ Mİ BEKLİYORSUN GÖZÜNDEKİ IŞILTIYI SÖNDÜRELİ NE KADAR ZAMAN OLDU.. SAHİP ÇIKILMAYAN CESEDİN MORGTA KAÇ GÜNDÜR BEKLİYOR… MEZARINA GELEN OLMUŞ MU ACABA FATİHA OKUYAN YOK MU.. MEZAR TAŞINDA ADI YAZILMAYANLAR.. HAYATI ÇALINMIŞ,HAYAT KADINI HAYATSIZ KADIN
RÜYASINDA BİLE BİR ANLIK MUTLULUĞA HASRET KALANLAR MİNİCİK TEK GÖZLÜ GECE KONDUDAKİ HUZURLU YUVAYA ÖZLEM DUYANLAR
HABERİNİZ VAR MI GEÇENLERDE YİNE BİR HAYATSIZ KADIN HABERİ VARDI: ARŞİVDEN BULUNUP YAYINLANAN, KORKU DOLU ŞAŞKIN BAKIŞLI FOTOĞRAFI, SANKİ BAŞINA GELECEKLERDEN HABERİ VARMIŞ GİBİ DURUYORDU GAZETE SAYFALARINDA, HAYATI ÇALINMIŞ HAYAT KADINI DENEN HAYATSIZ KADIN HÜLYA”NIN HABERİ
OTEL ODASINDA KÜÇÜK YAVRUSUYLA HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞAN BİR HÜLYA VARMIŞ,HAYAT KADINI DENEN HAYATI ÇALINMIŞ HAYATSIZ KADIN HÜLYA
HAYATSIZ KADIN HÜLYA”YI ÜÇ CANİ ARABALARINA ALMIŞ ISSIZ BİR DAĞA GÖTÜRMÜŞLER..SIRA SIRA TECAVÜZ ETMİŞLER.. ÇOCUĞUM VAR,BABASI YOK,ONUN İÇİN BİR TEK BEN VARIM, BENİ ÖLDÜRMEYİN DİYE ÇOK AĞLAMIŞ,YALVARMIŞ YAKARMIŞ, DAĞI TAŞI İNLETMİŞ FERYAT ETMİŞ BENİ BABASIZ ÇOCUĞUMA BAĞIŞLAYIN DEMİŞ, HAYATSIZ KADIN HÜLYAYLA BİRLİKTE DAAĞ TAAŞ AĞLAMIŞ,MELEKLEER AĞLAMIIŞ… AMA YİNE DE ÜÇ CANİYE ENGEL OLUNAMAMIŞ, ÜÇ ÇANİNİN BİRİ HÜLYANIN ELLERİNİ TUTMUŞ,BİRİ AYAKLARINI BİRİ DE BIÇAKLA YAVAŞ YAVAŞ BAĞAZINI KESMİŞ… CANİLER,ÇANTASINDAKİ BİRLİKTE OLMAK İÇİN VERDİKLERİ KIRK YTL VE CEP TELEFONUNU DA GASP ETMİŞLER..… ISSIZ BİR DAĞ BAŞINDA BOĞAZI KESİK… KORKULU GÖZÜ YAŞLI BİR HAYAT KADINI CESEDİ BIRAKMIŞLAR BİR DE BABASI OLMAYAN ANNESİ DE KATLEDİLEN KİMSESİZ BİR ÇOCUK ISSIZ BİR DAĞ BAŞINDA BİR HAYAT SÖNMÜŞ BİR HAYAT KADINININ HAYATI…
“CEHENNEMİ BU DÜNYADA YAŞAYAN TÜM HAYAT KADINI DENEN,CENNETLİK HAYATSIZ KADINLARA İTHAF OLUNUR…” -HAYRETTİN BULAN-
01.01.2005(21:00-Konya) Şefkat-Der Genel Merkezi İstanbul’a taşınıyor İnşallah bu yıl dernek faaliyetlerimizle ilgili çok yoğun bir çalışmamız olacak. 9 Ocak Pazar 2005 günü sat 14:30 da ŞEFKAT-DER’imizin merkezinin Konya Meram”dan İstanbul Beyoğlu”na taşınması ve derneğimizin uzunca olan isminde yeni düzenleme le ilgili tüzük değişikliği yapılacağı Olağanüstü Genel Kurul Toplantımız olacak…tüzük değişikliği gündemimizde bir iki maddelik temsilcilik gıda bankacılığı açılması vb…de düzenlemeler olacak..İnşaAllah hayırlara vesile olsun… Kısa adı ŞEFKAT-DER olarak kalacak…İnşallah açılım isminde şunları düşünüyoruz: Evsizlere Güçsüzlere Açlara Cinsel Kurbanlara Şiddet Mağdurlarına Şefkat Kapısı Yoksullukla Mücadele ve Ötekilere De İnsan Hakları Derneği…..Bir iki değişiklik te yapılabilir ama genelde b isi düşünüyoruz...(Diğer defterimde bu isimlerle ilgili düşüncelerimi geniş olarak yazmıştım.bu deftere benzeyen diğer defter)
* * * 04.01.2005 saat:00:33 Kaymakamlıkta toplantı
Bugün 10:00”da Meram Kaymakamlığında toplantıya gittim.Meram Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Vakfının yeni yönetmelikle yapılandırılmasına yönelik sivil toplum kuruluşlarından bir yöneticinin seçilmesi(vakıf yönetim kuruluna)yapıldı… Toplantıya katılanlarla da tanışmış olduk..
Verem hastası bir cinsel kurban daha..
Bir Cinsel Kuran kardeşimiz daha geldi..Geçen gece hastaneye acile götürdüğümüz İlkay Hanımı o zamanki doktorun tavsiyesi üzerine göğüs hastalıkları ile ilgili polikliniğe götürdük.. (İlkay hanım cumartesi akşamı polis tarafından getirilen,annesi babası vefat etmiş,16-17 yaşlarında zorla evlendirilmiş ve evlendirildiği eşi tarafından fuhşa sürüklenmiş bir mazlum kardeşimiz..hiç sosyal güvencesi yok..)film neticesinde doktor bakar bakmaz tüberküloz(verem) teşhisi koydu..ciğerinin biri tamamen iflas etmiş… Bu cinsel kurban kardeşimiz çok zayıf düşmüş,adeta bir deri bir kemik,çok öksürüyor..Bundan 5-6 ay önce hastaneye gitmiş..15 gün falan yatmış.buraya bu kardeşimizi satan korkutan bir vicdansızın hastaneyi rahatsız edip,camları kırmasıyla hastane başhekimi yada yetkilisi”- sen hayat kadını mısın normal bir aile kızı mısın?!..” falan demiş!hayat kadını(hayatsız kadın) olduğunu anlayınca daha tedavisi tamamlamadan hastaneden çıkarılmış!(Verem hastalarının tedavisi mecburidir devlet tarafından ücretsiz olarak yapılır .ilaçları da ücretsiz olarak verilir) Ahh ah bu konuda söylenecek o kadar çok şey var ki ,fakat şimdilik bu konuya girmiyorum..Duyularımı az çok biliyorum!.. Bu kardeşimizle biraz sohbet ettik..Kendisine Şefkat Kapımızın kendisinin de yuvası olduğunu,İnşallah Şefkat-Der’imiz var olduğu müddetçe kendisine elimizden gelen her şeyi yapacağımı,o şerefsiz insanlardan korunması için de elimizden geleni yapacağımızı,korkmaması gerektiğini,hastalığından dolayı da ümidini yitirmemesi gerektiğini vb..söyledim..(bu kardeşimiz de televizyonda bizi izlemiş) Doktorun tavsiyesi üzerine yalnız kalacağı bir odaya koyduk..Yemek kapları ve diğer eşyaları sadece kendisinin kullanması için gerekli izahı da yaptık..Sorumlu Hatice hanıma da gerekli ilgiyi göstermesini söyledim..İnşaAllah sabahleyin tıp fakültesine götüreceğiz.. Bu kardeşimiz o kadar çok şey düşündürüyor ki gerçekten yazıya dökmek çok zor ama şimdilik şu notu da aktarıyım.”-AĞBİ ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN”…duası duyduğum en samimi içten dualardandı….(insan gerçekten duygulanıyor…Böyle nice nice kardeşlerimiz geldi…İnşallah hep elimizden geleni yapma çalıştık…(saat 00:52)
Yine duramadım..O kadar doldum ki bir şeyler daha karalayım dedim… Düşünebiliyor musunuz kimi kimsesi kalmamış anne babası vefat etmiş(Tren kazasında),küçük yaşta zorla evlendirilmiş…kocası batakhaneye satmış..Zorla fuhşa sürükleniş..Başından çok kötü anılar geçmiş..yaşı 25-26 ama 40 gösteriyor..bir deri bir kemik Tüberküloz hastası.daha önce tedavi olmak istemiş..Hastanede yatarken kendisini zorla satan o şerefsiz gelmiş hastane camlarını falan kırmış,hastane başhekimi yada yetkilisi de olabilir,kendisiyle konuşmuş Sen hayat kadını mısın aile kızı mısın demiş ,o hastane camlarını kıran vicdansız psikopat insanla hiç uğraşan olmamış,yaptıkları yanına kar kalmış,..çareyi bu mazlum garip kardeşimizi dışarı atmakta bulmuşlar..!!!! Bu kardeşimiz o kadar mazlum o kadar garip ki hiç derdini anlatabilecek hakkını arayabilecek bir durumda değil..
Gündüz İlkay Hanımı Selçuk üniversitesi tıp Fakültesi Göğüs hastalıkları hastanesine götürdük.Doktor İlkay hanımı hemen tanıdı…3-4 defa hastaneye aldıklarını devamlı sorun çıkardığını,hastaneden devamlı tedaviyi tamamlamadan kaçtığını,bir defa da silahlı kişilerin hastaneye gelip rahatsız ettiğini,vb..şeyler söyledi..Ben doktor beye bu kadıncağızı polislerin derneğimize getirdiğini,bu kişiye yardımcı olmak istediğimizi,önceden sahip çıkan birileri olmadığını,hastaneden de bu kadıncağızı satan vb. kişilerin baskısıyla rahatsız ettiklerinden kaçmak zorunda kaldığını vb. söyledim…Doktor bey sorunun bu kadının kendisinden kaynaklandığını aktardı..Birlikte bölüm başkanına gittik..Bölüm başkanı öğretim üyesi doktor da hemen hatırladı..Bu kişinin buraya alınamayacağını bu kişinin ancak gözetim altında tedavi görebileceğini,Ankara Senateryum hastanesini tavsiye etti..Konya verem dispanserin rapor ve sevk hazırlayabileceğini de aktarı…Verem dispanserine gittik.Dispanserdeki doktorlar da hemen tanıdı..Benzer şikayetleri söylediler..Neticede bir rapor hazırladılar…İnşallah dernekten Ahmet Ağbiyle birlikte Ankara”ya hastaneye göndereceğiz.. buradaki doktorlar da aslında çok şeyler yapabilirlerdi..Her ne kadar kendilerince sebepler söyleseler de bir şeyler daha yapabilirlerdi..Bu kızcağızın verem hastalığı gittikçe daha da öldürücü bir hal alıyor..barınma evinde tedavisi tamamlanmadan kalması büyük bir risk..çok dikkat etmek gerekiyor…İnşallah dikkat etmeye çalışıyoruz..(Sokakta bırakamazdık…ölüme terk edemezdik..Hastalığın başkasına bulaşmaması için çok dikkat ediyoruz..)buradan Ankara”ya götürün diyen doktorlar Ankara’daki hastane de kabul etmeyebilir falan diyor!(verem dispanserin başhekimi oradan da bir hoca ismi verdi..faks çekmemizi tavsiye etti.Yakından ilgilemeye çalıştı..Allah yardımcımız olsun…(05.01.2005 saat 02:30) * * *
05.01.2005-saat 01:05) 3 yaşında çocuk da katledilmiş..
İçim iyice daraldı…
Aman ALLAH”ım
İstanbul’da bir ailenin evi basılmış..Biri 3 yaşında minik bir yavrucak 4 kişi başlarına kurşun sıkılarak öldürülmüş..
(Şamil Çınar eşi Satı ve kızı Derya (20 yaşında)yeğeni 3 yaşındaki minik eren öldürülmüş,katledilmiş…Katliamı gerçekleştiren vicdansızlar evi kan gölünü çevirmiş..Şamil Çınar ın oğulları Yılmaz,Özcan ve Musa yı da kaçırmışlar..Kaçırılanlardan hala haber yok..(4 ocak 2005 tarihli gazeteler)
Bu olayın,katliamın gerçekleştirdikleri anları zamanı düşünmek bile istemiyorum…
Yaa insan hayret ediyor 3 yaşında bir bebek bile katlediliyor…
Yaşanan o cehennem sahnesi aman Allah”ım ne feci..(Hatta ben cehennemin bile bu kadar feci olduğunu düşünemiyorum.)
Şu anda kaçırılan çocukların durumu ne insan düşünmekten bile korkuyor..
(maalesef daha sonraki günlerde bu çocukların da öldürüldüğü haberleri çıktı!)
Bu kaçırılan çocukcağızlar annesinin babasının kız kardeşlerinin minik yeğenlerinin de öldürülmesini de gördüler ve kaçırıldılar….olay olalı 2 gün olmuş hala bulunamıyorlar…Türkiye de hemen hemen her gün cinayetler işleniyor katliamlar yapılıyor..Geçenlerde Anadolu ajansının servis yaptığı bir haberde Emniyet genel müdürlüğünün bir araştırmasını okumuştum..Türkiye”de 1 hafta içerisinde 55 insanımız öldürülmüş…Her gün 7-8 cinayet…Ne kadar feci bir durum…
Bu cinayetlerin sebepleri,toplumun geldiği durum…iyice düşünülmeli….Çok ciddi tedbirler alınmalı..Cinayetleri işleyenlerin çoğu vicdan azabı bile duymuyor…Piyasada yüz binlerce silah var…onlarca,yüzlerce,binlerce insanımız adeta katledilmek için bekliyor…
Evlerde,işyerlerinde genel bir arama yapılmalı..aranmadık ev,işyeri,otel,yıkıntı köşesi,bodrum katlar,sığınaklar,mağara gibi yerler her yer aranmalı…Hiçbir kimse de bu aramalardan dolayı konuyu başka taraflara çekmemelidir..bu insan hakları ihlali değil bilakis insanların can güvenliğinin sağlanmasına,huzurun sağlanmasına hizmet edecektir..Birçok cinayete karışan silahlar ve kişiler ele geçirilecektir..Kaçırılan birçok mazlum kayıp insanımızın izine rastlanacaktır..birçok katliamcının katliamlarına engel olunacaktır.. Bu iğrenç katliamlar cinayetler hepimizin herkesin başına gelebilir..Herkes etrafına daha dikkat etmelidir…
Mesai saatlerin haricinde polis,asker güvenlik görevlisi,vb..silah taşıyan silah bulunduran her kim varsa çalışma saatleri haricinde silahlarını işyerine vb. teslim etmeli..(terörün yoğun olduğu bölgelerde bazı istisnalar yapılabilir)
Basında sık sık cinnet geçiren polis,subay,astsubay, silahla eşini çocuklarını öldürdü..8kimi kendini de öldürüyor)yok tartıştığı komşusunu vurdu yok trafikte kaza yapınca tartışınca vurdu..yok silahını temizlerken vurdu! Yanlışlıkla eşini nişanlısını vurdu vb..birçok ölüm-öldürme hadiseleriyle karşı karşıya kalıyoruz..
Bu tedbirler bu katliamları da oldukça azaltacaktır…
Kimseye ruhsatlı d olsa silah verilmemelidir.verilmiş olanlar da toplatılmalıdır…
Tabiî ki bu katliamların cinayetlerin olmaması için genel çok yönlü çözümler bulunmalı,araştırılmalı,eğitim şu bu gerekli ne varsa yapılmalı ama bu önerim-iz ihmal edilmemeli…İnşallah bu fikri en kısa zamanda kamuoyuna,yetkililere vb..sunmalıyım… İnşallah bu düşünceyi Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu toplantısında ad dile getireceğim..’Evsiz,kimsesiz,güçsüz,yoksul,aç,şiddet mağduru,cinsel kurban,vb. insanlarımızın sorunlarının yanında bunların da aktarılmasını düşünüyorum.. Bu konuyla ilgili imza kampanyaları da yapılmalı,yetkililere,meclise dilekçeler de verilmeli
Televizyonlardaki,öldürülme,dayak,işkence vb. sahneler,filmler de asla yayınlanmamalı..Savaş filmleri de yayınlanmamalı.. Her şey iyice geç olabilir…tüm dünyada çalışmalar yapılmalı..
Daha geçenlerde zaman zaman çocukların dahi cinayet işlediği haberlerine şahit olduk..
Polisler hırsızın arkasından (kaçarken) de silah kullanmamalı..Ancak can güvenlikleri tehlikeye düştüğünde savunma amaçlı silah kullanılmalı..Soyguncu,kaçak,suçlu,şüpheli vb.her neyse bu insanlar silahına davranıp güvenlik görevlilerini yada sade vatandaşların hayatlarını riske atmadığı müddetçe bu insanlara dahi silah kullanılmamalı..Yakalamak için başka çözümler bulunmalı …Güvenlik görevlilerinin ateş etmesiyle çevresindeki başka masum insanlarımız da öldürülebiliyor..ağır yaralanmalar sakat kalmalar olabiliyor…İsterse o hırsız dünyaya soysun,isterse dünyanın en ağır suçlusu olsun..hiçbir masumun hayatı riske atılmamalı….Suçları şüphelileri yakalamada daha zekice yollar düşünülmeli..İyi sportif,iyi araç kullanma,havadan takip,bayıltıcı mermi vb..(araç kovalamalara da dikkat edilmeli,insanlar ezilebilir vb.)belki suçu günahı olmayanlar yada basit bir suç işleyenler panik yapıp daha feci durumların yaşanmasına neden olabilir..)saat 01:50
* * * 18 Aralık 2007 saat 22:25 Tv programına giderken
Konya”dan otobüsle İstanbul”a doğru harekete başlayalı yaklaşık 25 dakika oldu..Yanımda Şefkat-Der’imizin Sığınma evinden 4 tane bayan kardeşimiz var.. Her zaman olduğu gibi yine çok tuhaf duygular içerisindeyim..uzun maratonumuz devam etmekte…Aklımdan gönlümden o kadar çok şey geçiyor ki…yine kafam pek rahat değil…Ahh bu duygular ..Ne kadar zor kağıda dökmek … İnşallah yarın 14:30 civarı ATV’de Esra Ceyhan”ın programına konuğuz..İnşaallah hayırlara vesile olur..İstanbul’a baya bir kar yağıyormuş..İlköğretim ve orta dereceli okullar tatil edilmiş..inşallah hayırlı olur… İnsanları düşündürmek lazım..kamuoyu oluşturmak lazım.. * * * Bu zulümler niye,ne gerek var?!… * * * Nerdesiniz nerdeee?.. Geliri milyonlarca dolar ,trilyon olan binlerce insan var.. Valilik,belediye başkanlığı,mevki makam vb.. bunlar bir gün bitecek ..şu anda güç kuvvet mevki makam sahibiyken bir şeyler yapılmalı!! Nerdesiniz …nerdesiniz nerdeee …Hep böyle mi olacaksınız?!.... Bu mağdur kardeşlerimizi vb..biran en sevdiğiniz en önem verdiğiniz kişilerin yerine koyun..Yavrunuzdur kardeşinizdir,annenizdir,ablanızdır,yiğeninizdir,eşinizdir,dostunuzdur,..en en sevdiğiniz insan yerine koyun… * * * Bu tür sosyal yardım faaliyetlerinde kaç kişi yer alıyor… Ferzan Özpetek’in yaptığı, “Kutsal Yürek” isimli izlediğim filmde …Zengin bir kadının bazı vesilelerle kendini evsizlere,yoksullara,açlara, adıyor…Çok pahalı güzel olan evini de aşevine falan çeviriyor..evsizler banyo falan yapıyor vb..yoksullara evler satın alıyor vb...Böyle zenginler sadece filmlerde mi yer alacak…Hep böyle insanların da çıkmasını ümit etmişimdir..Nerde..hala çıkmayacak mısınız? 9 Şubat 2006-Saat 20:59 Umut ışığım hiç sönmüyor
O kadar sorunlarla sıkıntılarla karşılaşıyorum…..ama içimdeki umut ışığı hiç sönmyor.
Doğru düzgün kafamda sorunların hiç yer almadığı bir günü geçirdiğimi hatırlamıyorum..(halimden şikayetçi değilim ama duyarsızlığa üzgünüm.. * * *
İhtiyaç sahibi insanlarımızı rencide etmeden en akılcı şekilde yardım edecek şekilde…bazı metodlar bulmalıyız…iyi düşünmeliyiz..o ilkokul çocuklarını,o aileleri,o genç kızı vb.iyi düşünmelyiz..birlikte çözüm bulalım.. Ayrıca herkesi sorunlu olanla ilgili rahatlatıcı…kalıcı bir şeyler yapmalıyız.yoksul olur,kimsesiz olur,yakınını kaybeden olr,ölen olur,aşk acısı lur,…genel özel… * * * 9 Şubat 2006 saat 21:05 ona en çok ihtiyacımız olduğunda yanımızdaydı
Bebektik,çocuktuk…ona en çok ihtiyacımız olduğunda yanımızdaydı…doğum öncesi …doğum sonrası…beslenme…bebeklik…gece gündüz..ağlamalar,avutmalar,neniler…nice nice fedakarlıklar… Onsuz bir yere adım atmamamız..en ufak rahatımızın kaçtığında avutulmamız…yerine göre yapılan fedakarlıklar.. Herkes kendini,kendi annesini düşünsün…daha neler neler.. Peki ya sonra neler oluyor…nasıl oluyor! Bizim ihtiyacımızın olduğunda o hep yanımızda …ya onun ihtiyacı olduğunda biz nerdeyiz.. Kim bilir annesi için en ufacık yanlışı olmadan elinden geleni yapan vardır..ama ya genelimiz?.... Aah aah analarımıza bile bu kadar vefasız olabiliyorsak diğer aile yakınlarımıza lanları pek anlatmaya bile gerek yok…! Kendim bile bu konuda rahat değilim….aah güzel anam ah.. Daha iyi olabilirdi…
Unutmayalım zararın neresinden dönülürse kardır… * * *
9 Şubat 2006
Kaç kişi vardır acaba?! Etrafındaki yoksul,dul yetim bir komşusunun bir tanıdığının derdiyle dertlene,elinden geleni yapan(devamlı olarak) Kaç kişi vardır acaba çocuk yuvası,yetiştirme yurdu,huzurevi,darülaceze,şefkat evi vb..gibi sosyal yardım tesislerinde kalan yetim,öksüz,kimsesiz,güçsüz,sahipsiz, sevgiye şefkat bekleyen bebeklerimizle çocuklarımızla gençlerimizle yaşlılarımızla devamlı olarak ilgilenen ,ziyarete giden… Kaç kişi vardır acaba sokaklarda,parklarda,garlarda vb..kimsesizlere,barınmasızlara yardım etmek için dolaşan,arayan…kışın donmasın diye çabalayan… Kaç kişi vardır acaba hayat kadını kötü kadını,örsp.,şu bu diye anılan sistem kurbanı genç kız,kadıncağızlara şefkat elini uzatan…
Kaç kişi vardır acaba ..acil kan aranıyor çağrısını duyar duymaz harekete geçen ..hemen koşan…(bahanelerin arkasına sığınmayan)
Kaç kişi vardır acaba tv de,gazetede,radyoda,dergi de,kitapta vb..değişik şekillerde dahil..bir muhtaç insanın durumuna şahit olup ta harekete geçen… * * *
13.2.2006 21:25 İstanbul bir fincan kahve olsam 40 yıl hatırım olurdu….
Bir an telefona sarıldım..içimden aramak geldi..ama birden ….hatırladım…ne garip… Parçada şöyle diyordu;bir fincan kahve olsam 40 yıl hatırım olurdu….
* * *
12 Şubat 2006 Pazar 21:26 civarı Konya tiren istasyonu İstanbul’a doğru tiren hareket etmek üzere …(hareket etti)inşallah bir kez daha İstanbul a hayırlı bir iş için gidiyorum…kısmet olursa yarın ATV de Esra Ceyhan ın A dan Z ye programına konuk oluyoruz.. Konu gerçekten en hassas olduğum konulardan biri (cinsel kurbanlar)genelev zulmüne fuhuş zulmüne maruz kalmış vb..kadıncağızlar vb…oldum olası çok üzüldüğüm çok etkilendiğim bir konudur.. * * *c 13 Şubat 2006 saat 21:12 * * * 19:20 tireniyle İstanbul Haydarpaşa’dan Konya ya doğru yolculuğumuz devam ediyor..Bugün ATV de Esra Ceyhan’ın programa konuk olduk…tam istediğim gibi olmasa da bir şeyler anlatmaya çalıştık…içim bir türlü rahat olmuyor…
23.02.2006 perşembeyi cumaya bağlayan gece saat 23:58 Tiren Haydarpaşa istasyonundan Konya ya doğru hareket etti..Dün gece Konya’dan yola çıktım..Erkek sığınma evimizden de 4 tane mağdur erkek kardeşimiz programa katıldı..(Esra Ceyhan ATV) Bugün programda tam istediğim gibi olmasa da bazı konulara değinmeye çalıştık..İnşaAllah hayırlara vesile olur..Programda ayrıca prof dr Arif Verimli hoca ve şarkıcı genç Güner (Azeri)de vardı..Özellikle Esra Hanımın program ekibinin duyarlılığının biraz daha arttığını gözlemledim..Ayrıcı şarkıcı Güner’in bu programdaki konunun yoğunluğundan dolayı hiç parça bile okuyamaması karşısında en küçücük kapris yapmaması,saygılı,mütevazı tavrı,..gerçekten çok iyiydi.Unutmamak için bunu da not düşmek istedim.Gerçekten güzel gelişmeler oluyor…12 şubatta da bir program olmuştu hemen ondan birkaç gün önce de bir program daha olmuştu..12 şubatta da genelev zulmüne maruz kalmış cinsel kurbanlara daha önceki programda da çeşitli kadın sorunlarına değinmiştik..kadın sığınma evimizden kadınlar katılmıştı.. Bugün 20:40 civarı Türkan hanımlara ziyarete gittim..2330 a kadar sohbet edildi..komşusu,annesi,kendisi vardı..güzel konular konuşuldu..sağ olsunlar her zamanki gibi çok iyi ilgilendiler..son bölümde de biraz sohbet ettik..insanların yardımlaşmadaki ilk etkilenme durumlarının gittikçe zayıfladığını zamanı imkanı çok iyi kullanmak gerektiği,bazılarının alıştığını,bunu genel bir harekete getirmeyi,herkese güzel bir heyecan verilmesi,..güzel duyguların bitmeden devamlı hale getirilmesi..heyecanın devam etmesi aynı anda binlerce on binlerce insanın aynı anda sokaklara inmesi gerektiği..garlara otogarlara gidilmesi..komşulara bakılması..genelevlere pavyonlara vb.gidilmesi155 gibi 112 gibi çalışılması ..manevi heyecanın devam etmesi..birlik beraberlik..
* * * ŞİMDİDEN SÖYLEYİM…. Bir gün akıllara durgunluk vrecek kadar güzel şeyler olacak…
şimdiden şöyleyim çoğuna çok çok çılgın çok imkansız…vb..gelebilir ama inşaAllah bir gün yerine göre on milyonlarca yüz milyonlarca insana bile yetebilecek bir …(Afrika’dan vb.en yoksul aç insanlar dahil vb..o bölgedeki yardım hareketleri haricinde ….biz öncülük etsek başkaları da arkadan gelebilir…bu topraklar bile çok iyi değerlendirilebilirse(ekim biçimi sanayi vb. çok güzel şeyler olabilir.tüm dünyaya örnek olmalıyız..
* * *
5 mart 2006 saat 20 45 Mezarlık….
Mezarlık; Kimsesizlerin,sahipsizlerin,gariplerin,bilinmeyenlerin,mezarların olduğu bölüm… Öldürülmüş cinayetlere kurban gitmiş kadıncağızlar… Ölüsüne de sahip çıkılmayanlar…
Kadın sığınma evimizden bir grup,durumla ilgili bir basın açıklaması…bir boş tabut ta olabilir..bazı yazılar.. Yeni şiddet kurbanları olmasın… Daha kaç cenaze lazım.. Bunun gibi her yıl 350 şiddet mağduru bu tabuta giriyor!bazı resimler haber kupürleri… Şefkat-Der kadın Sığınma Evi…mezarlıklar şiddet mağdurlarıyla dolup taşıyor…dünya (vb)seyrediyor…Şiddet cinayetlerini durdurun..bir dakikalık saygı duruşu…arkasından bir fatiha..ülkemizde her yıl yaklaşık 500 kadın şiddete maruz kalarak öldürülüyor..ortalama yüzde 25 töre ve namus bahane olmak üzere..Türkiye’de ABD’ nin Irak ı işgalinde öldürülen Amerikan askeri sayısından daha fazla kadın cinayete kurban gidiyor….daha kaç kadının ölmesi lazım..yazılı metin de dağıtılabilir..gerekli tedbirleri almayanlar da cinayetlere ortaktır..sığınma evleriz mezarlarımız mı olacak..cinayetleri durdurun..-şiddet uygulayanlar önce tedavi edilsin..cinayete kurban gitmek istemiyoruz…yetkililer çareyi buldu:şiddet mağduru kadınlara sığınma evi:mezar!!
Anmak amacıyla yetkililerin kamuoyunun dikkatini çekip çözüm bulunması amacıyla buradayız..Aile içi şiddette öldürülen kadın sayısı terör yüzünden ölenlerden daha fazladır..!
* * * 6 Mart 2006 saat 00 05 Nerdesin,Nerdesin,Nerde?
Evladım Yavrucuğum Canım Sevdiğim vb..bir tanem nerdesin (tüm anneler,babalar,eşler,sevenler,dostlar için..)Her ne şekilde olursa olsun lütfen gel ..ulaş bana..özledim özledik seni..gel hatalı da olsan gel..ne olur gel Bir gelsen…gel ne olur gel(not özellikle başkaları için yazdım) Küsleri kırgınları barıştırmak vesile olmak için …bir tel …. Adres tespit edilebilir…(Bu şekilde birbirlerini arayanlar çağrı yapanlar için internetten bir sayfa,telefon hattı vb. dergilerde gazetelerde bölüm tahsisi de yapılabilir..15 Aralık 2007 ilave notu))
* * * 19.3.2007 21:18 …Bu son fırsatındır …Bu son fırsatındır ()bir daha karşına böyle fırsat çıkmayacaktır…… * * * Saat 21 48 Eşlere bazı tavsiyeler daha..
Belki bazılarına tuhaf gelebilir ama ben ….konuyla ilgili bazı tavsiyelerde bulunmanın faydalı olacağına inanıyorum… Her zaman her şekilde bakımlı temiz olun..sakın bunca yıllık eşim…falan deyip…bazı şeyleri ihmal etmeyin…tabi ki kilonuza da …….da ..keşke böyle şeylere gerek kalmasaydı ama maalesef şartlar bunları da yazmamı gerektirdi…gerçekten sadakat,vefa,iyi niyet,iyi kalplilik vb..en büyük güç…ama bazıları sadece bunlara yetinmiyor…Bu tavsiyede bulunmamdan dolayı bazılarınız kusura bakmayın..Hatayı yapan sen olma ..aynı şekilde karşılık vermene gerek yok..diyecem ki çok üzülme değmez vb….ama yine biliyorum ki belli bir dönem bu üzüntün devam edecek…. Zaman..sabır.. halbuki gözleri dışarıda olanlar ,sahip olduklarının değerini önemini kavrayamayanlar….dışarıdakileri çok şey sanıyorlar..Emin olun yanılıyorsunuz….en azından çoğunuz yanılıyorsunuz… * * *
duygusal konularda da adalet! * * * ..Bazen şu erkeklerle evlenmeyin diyesim geliyor… Bazen haksızlığa uğrayan,ezilen her türlü eziyetlere maruz kalan kadınların çok olduğunu görünce ..acıları iyice yüreğimde hissedince…genel olarak tüm kadınlara evlenmeyin şu erkeklerle ..beraber olmayın şu erkeklerle..yüz vermeyin şu erkeklere vb..(en azından belli bir zaman)biraz akılları başlarına gelsin şu erkeklerin diyesim geliyor..hatta ciddi ciddi istiyor…muhakkak ki çok iyiler de var ama bunların çok az olduğunu görüyorum…zor çok zor biliyorum ama bakarsınız bir gün böyle şeyler olabilir…
* * *
22.5.2006 2135
Ömürden son bir gün kalsaydı.. Ömürden son bir gün kalsaydı..son bir hafta..bir ay..bir yıl..ne yapardın,ne yapardım,ne yapardık?! Bir yığın insan..bir yığın ayrı ayrı dünya.. Aynı anda farklı farklı mekanlarda neler neler yaşanıyor……mekanlarda bile neler neler yaşanıyor…
29.3.2006 saat 23:30 Güneş tutulması…
Bugün güneş tutulması oldu..gerçekten ilginçti..öğlen 13:58 civarı yaklaşık 3 dakika hava akşam karanlığına büründü… * * * Haksızlığa engel olmak için öldürülen o müthiş insanları unutmayalım.. İşkence zulüm haksızlık …en basitinden en …kadar…
Her insanı en sevdiğimiz insan yerine koyabilmek.
Annesini koruyan 9 yaşlarındaki çocuk ... Saat 23:38 civarı anne çocuk yürüyordu 9-10 yaşlarında oğlan çocuğu annesinin koluna girdi..adeta sahiplenircesine korurcasına ..geç saat ,gece,etrafta çok art niyetli insanlar olabilir..koluna sımsıkı sarılmış…bu sahne görülseydi ne demek istediğim çok daha iyi anlaşılırdı..
15 yaşında düşürülen genç kızdan sonra sıra 13 yaşındaki diğer kız kardeşe gelmişti ve 11 yaşlarındaki o küçük oğlan ve çaresiz anne..
Yıllar önce Savaş Ay’ın ekibi Konya’ya geldiğinde o iki kız kardeşi küçük oğlanın bakışı tavırları..sanki ben varım ben ablalarımı annemei korurum ben evin reisiyim der gibi bakışı tavırları.olan 11-12 yaşlarındaki o elinde siara olan çocuk aklıma geldi..daha çocuk olmasına rağmen büyük gibi davranmaya çalışıyordu….elinde sigara vardı..ablasının biri kötü yola düşürülmüştü…(zorla tehditle) Fuhuş mafyası sırada 15 yaşındaki diğer ablasına göz dikmişti…hatırladıkça hala duygularım kaleme almaya sığmaz ..kendilerini çaresiz hisseden bu ailenin durumunu… Kadıncağızın kocası yıllar önce vefat etmişti..fedakardı..büyük kız işe başlamıştı..ah güzel emine 14-15 yaşlarında çalışacak evine annesine kız kardeşine erkek kardeşine bakacaktı….rampalı çarşıda tencere tabak vb. pazarlaması yapan bir işe girmiş..köylere falan gideceğiz demişler..tehdit,tecavüz,şantaj,korku,…ahh neler neler küçük kardeşini de satmaya çalışmışlar..canım kardeşim neler neler yaşamışsın böyle…(çom acayip bir durumdayım duygularımı yazmaya devam edemiyorum…(not: bu şeyleri yazarken gözyaşlarım için için yakmıştı.notları buraya kadar yazdıktan sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştım..artık elim kalem tutamıyordu..keşke duygularımı tam hissettirebilseydim.polise başvurmaları,polisin pek bir şey yapmaması,korkmaları,can güvenliklerinin risk altında olması…o çaresiz bakışlar…o yüz ifadeleri .)
14 nisan 2006 saat 21:32 Yapmak istediğim o kar güzel o kadar çok şey var ki ama..
21:15 tireniyle Konya’dan İstanbul’a doğru yolculuğumuz başladı..İnşaAllah yarın öğleden sonra İstanbul’da bir sivil toplum kuruluşu yetkilisiyle görüşeceğim..Ayrıca inşallah her yıl nisan ayında verilmesi gereken dernek beyannamemizi vereceğim..hem Şefkat-Der hem de Şefkatli Kalpler adına iki tane..
Kafam her zaman olduğu gibi dolu..yapmak istediğim o kadar güzel o kadar çok şey var ki…ama maalesef olmuyor..inşaAllah günün birinde olacak…. * * * Her konu arasında bir resim de kullanılabilir..bir gazete kupürü olabilir..belki faydalı olabilir.. * * *
9.5.2006 Kitap için bazı kapak sözleri ..
Belki erken yada belki geç. Sen de suçlusun!... Suçsuz olan var mı?! Böyle mi kalacak? Böyle mi duracaksın? Bir de bizi dinleyin… Kendini kandırma?! Ölmeden önce yapmak istediğim… Yeter artık Fırsat…fırsat bu fırsat.. Varmısın? Haydi yüzleşmeye. Ölmeden önce… Hoşçakalın… Haydi Allahaısmarladık Aradığın belki buradadır.. Bir ölümlü ölümsüzden… Davetim var.. Ben size kırıldım.. Benimle evlenir misin(dikkat çekmesi amacıyla) Benden şimdilik bu kadar.. * * *
19.3.2006 saat 18:10 Töre ve Namus bahanesi cinayetleri
Adı doğru konsun ki tartışmalar çözümler daha yerinde olsun..Töre ve namus cinayetleriyle ilgili olarak tecavüze uğradı..ve aile meclisi kararıyla öldürüldü vb..şeyler söyleniyor.. Kendi istekleriyle de olanlar yok sayılıyor..Evli bir kadını başkasıyla…bir şeyler yaşaması…2 kişinin birbirini sevmesi yada değişik yakınlarıyla cinsel birliktelik…vb.. Her şey tam ve doğru anlatılmalı ki çözümler daha isabetli olsun..insanlar tam olarak bilmezse iyi aydınlatılamazsa …benim başıma gelen böyle değil der..(yani cinayetleri kendi mantığına göre doğru görmeye çalışır vb..)Konuyla ilgili çözümler bulmak daha iyi olur… * * *
19.4.2006 23:52
Haydarpaşa tiren istasyonundan Konya’ya doğru yolculuğumuz başladı…İstanbul cumartesi günü gelmiştim..(15 nisan)Cumartesi günü öğleden sora planladığımız gibi Koruyucu Melekler Derneği başkanı Melisa Hanımla görüştük..İnşaAllah faydalı geçtiğine inanıyorum.İstanbul’da da bir sığınma evi açma projesi vb..pratiğe geçirmeye çalışacağız..Dernekler il müdürlüğüne ayrıca Şefkat-Derimizin ve Şefkatli Kalplerimizin beyannamelerini hazırlayıp verdim.. * * *
21.4.2006 14:30 civarı.. Beşinci Boyut-Büyük Buluşma gibi programların senaryo ekibinden ziyaret
İstanbul STV televizyonundan Beşinci Boyut,Büyük buluşma gibi programların senaryo grubunda çalışan 2 iletişimci bayan geldi….
Köpekli Kadın Sapıkların tecavüzüne uğrayan yaşlı amca Ayla Bozdemir Mezarlıktaki kimsesizlerin defin durumları 5-6 çocuklu eşini kaybeden,15 gündür karakolda yaşayan İstanbul Yenibosnadan polisler tarafından gönderilen kadın vb..şeylerden de özetin özeti şeklinde bahsettim..
22.5.2007 … karşılıksız sevgiyi tarif et desen sadece annem derdim… . Yigenim Hiloş geçen ablama (yani annesine)anneler gününde Almanya dan bir mesaj çekmiş..mesajı kendimi düşünmüş yazmış yada önceden bildiği bir mesajımı göndermiş tam bilemiyorum ama buraya aynen yazmak istedim…. Kelimelerle anlatılmayan fedakarlık ve karşılıksız sevgiyi tarif et desen bana sadece annem derdim..beni benden çok sevdiğine inandığım tek insan ,CANIM ANNEM..senin çocuğun olduğum için her zaman gurur duydum..Her zaman bana çok destek oldun..sen benim için çok özelsin..sadece bu günümde değil her günümdesin.Annem olman bu dünyadaki en büyük şansım..İYİKİ VARSIN İYİKİ ANNEMSİN SENİ ÇOK SEVİYORUM ANNECİĞİM.Anneler günün kutlu olsun.Canım annem..bu mesajı annesi babası kendisi çok küçükken ayrılmış,devamlı annesi tarafından büyütülmüş şimdilerde Almanya’da üniversite eğitimi alan genç bir kız tarafından yazıldığını ayrıca belirtmekte fayda var…hemen hemen herkesin annesine karşı olan duygularını yansıtan çok güzel bir mesaj..canım annelerimiz…
09.12.2004-Beyoğlu-istiklal Caddesi.22:25 İnsanlar elde ettikleri,ulaştıkları… şeylerin kıymetini pek bilmiyor..
İnsanlar elde ettikleri ulaştıkları… şeylerin kıymetini pek bilmiyor.. Hele bir de gözleri dışarıda olan evli çiftler,sevgililer vb.yok mu bu durumu daha da vahimleştiriyor…
Kendinde o cesareti bulamayanlar …kimi belki reddedilmekten,kimi utandığından,kimi terslenme ihtimalinden,kimi kırılma,kimi hayallerinin bitme ihtimalinden….belki de özgüvensizlik…
Evet milyonlarca insan için bu da önemli sorun teşkil etmekte…bir şeyler yapmalı… Tencere birbirini bulmuş derler,bazen de hiç te öyle değil..çoğu zaman hiç öyle değil… İlk hareketi başlatmaktan bile çekinenler…. * * * 09.12.2007 devam 00:05.. Kurban olduğum….
Elimiz size uzanmaya çalışıyor ama çok zayıf kalıyor be kurban olduğum ablam bacım annem bir tanem biricik canım… Biz sizi hiç ret etmedik …ama çok yetersiziz… - Haber küpürleri - Tv dökümleri Dikkat edilmesi gereken bazı hususlar -Asla başına kalkmayın.. -Kurtarmak sadece evlenmekle olmaz… -Bu kurbanları bu duruma düşürenler asla suçlarını tam olarak kabul etmek istemiz… -Bir kısmı geçmiş hayatlarına tekrar dönebilir ama bu ihtimali en aza indirmek için büyük çaba gösterilmeli… -Tayyib Erdoğan,Mehmet ali Şahin vb..durum ortaya net konmalı.. -Uluslar arası hukuk,insan hakları,İsveç vb…durumlar… -Vesika iptal süreci-Bazı hukuksal yardım olanakları… -Bunlarla ilgili çalışma yapacaklara karşı dinciler,şucular,bucular,yobazlar vb..demek çok kötü bir şey.. -Barınma evleri,sığınma evleri,özel evler,sevgi,şefkat,korunma,gizli evler,rehabilitasyon,barıştırma,mesleki eğitim,iş,uygun evlilik… -süreçler iyi belirlenmeli… Gerekirse her gazete kupüründen sonra yorum da yapılabilir! YABANCI UYRUKLU KADANLAR DA ELE ALINMALI
-bugün sinemaya git o işi yapma -bugün aileni ara paranın yarısıyla onlarla konuş,diğer yarısıyla ne yapansan yap.. -Bir saat deniz kenarında yürü -bir parkta otur önerisi… Bu gece kendin yat..oyuncağınla yat.. -lokantadaki o iki adam ve o iki kızcağız.! -Karşılaşılacak sorunlar ve çalışmalarla ilgili irtibat halinde olun… -Aktüel tempo vatan vb..röportajlar da ilave edilebilir..Tüzük amacı altı çizilerek bu bölümde belli edilebilir.. - Kitabın isminde de vurgulu belirtilebilir Kapağı ön arka vb..ve önsöz çok etkili dikkat çekici vb..olmalı… -içinde başbakana,cumhurbaşkanına,TBMM vb..açık mektup ta olabilir..Vali,belediye başkanı,kaymakam,hakim,savcı,milletvekili,iş adamı,vb..seslenilebilir… -Satıcılar vb…zulüm yapanlara da seslenilebilir… -internetten de gerekli araştırmalar yapılmalı.. -ilgili kanun,tüzük, yönetmelik de ilave edilebilir ve önemli bölümlerin altı çizilirse iyi olur… -SOKAKLARDA broşür dağıtılmalı-afiş yazılmalı- Emniyet ahlak masası,karakollar vb..oteller vb..taksiciler dolmuşçular vb. simitçiler seyyarlar da bağlantıya geçilmeli.. -Bazı radyocular,gazeteciler,yazarlar -imza kampanyaları,paneller konferanslar yapılmalı Bir panel şefkatli kalpler derneği olabilir.. * * * 12-13 aralık 2004 saat 00:05 Boğaz köprülerinin kenarları intiharları önleyecek şekilde dizayn edilsin
Dün gazetelerde bir kişinin boğaz köprüsünden atlayıp intihar ettiği haberini okudum..insan çok üzülüyor.Bu kaçıncı intihar.. Boğaz köprülerinin kenarları tırmanılamayacak şekilde kalın camdan kenarlıklar yapılmalı,böylelikle intiharlarda çok azalma olacaktır..kalın cam yada cama benzen bir maddeden yapılabilir..böylelikle görünüm de bozulmamış olur..(bazı yetkililerin görünümle ilgili endişesi var da bu yüzden kalın cam vb. önerisi getirdim.bana kalsa bir kişinin hayatını kurtarmak görünümden estetik kaygısından vb..kıyaslanamayacak kadar çok daha önemli)
Bu konuyla ilgili acilen Ulaştırma bakanlığına,başbakanlığa,valiliğe,Büyükşehir belediye başkanlığına vb..ilgili yerlere dilekçe yazmalıyız..hatta bu ihmalkarlıklarla ilgili suç duyurusunda da bulunulabilir.. Tabi ki intiharlar sadece bu tedbirlerle çözümlenmez.insanı intihar düşüncesine itecek sebeplerden,ortaya çıkmaması vb…fakat kısacık alınacak bu tedbir bile çok faydalı olacağı kesindir(yanılmıyorsam ABD de falan bir köprü de bu tür tedbirler alınmış bir gazetede okumuştum) Sanki boğaz köprüsünün o ihtişamı ,deniz,boğaz yükseklik vb..insanın intihar duygusunu pratiğe geçirmeye yardımcı oluyor gibi…. * * * Çocuk Yuvaları-Yetiştirme Yurtları-Canlarım bitaneciklerim-
Ne zaman SHÇEK,Çocuk Yuvası,Kreş,Yetiştirme Yurdu,Huzurevi,Darülaceze,Sığınma evi vb..isimlerini duysam ir tuhaf duyguya bürünüyorum…Adeta vücudumun tüm hücreleri etkileniyor,
İlk çocuk yuvasına ziyarete gitme düşüncem, bir sinemada 4-5 tane küçük 10-11 yaşlarında çocuğun film arasında sigara içmeleri vb..anımla başlamıştır.. Çocuk yuvası-yetiştirme yurtları…..ahh insan bir tuhaf oluyor…. Buralardaki çocuklara sevgi şefkat veriyim derken ben de çok şeyler öğrendim.hayatımın en önemli duygularımın daha da güçlenmesiyle karşılaştım.. Evet buralarla ilgili yazılacak o kadar çok şey var ki …inşallah günün birinde çok yönlü olarak bunları aktarmaya çalışacam ama özetle olsa da şu notları aktarmak isterim… Kiminin annesi babası yok Kiminin annesi var babası yok Kiminin babası var annesi yok Kimi baba kelimesini hiç kullanmamış Kimi anne kelimesini hiç kullanmamış Kimi hem anne hem baba kelimesini hiç kullanmamış… Eh teyze,ağbi,abla,amca,dayı,dede,nine,ebe,anneanne,babaanne kelimeleri de aşağı yukarı böyle… Üniversite 1.sınıf öğrencisiyken (1992-1993 dönem eğitim yılı)devamlı ziyaretlerimizde nelerle karşılaşmıştım nelerle… O oyunlar,o sevgiler,o kıskançlıklar,o sevinçler,o gezdirmeler,o düşünceler,o büyümeler,o mücadeleler…neler neler…şimdi çoğu genç kız,delikanlı,anne baba oldu,iş güç sahibi oldu…
O odalarda ateşli hastalığa yakalandıkları zaman korkunca kimin yataklarını paylaşmışlar mıydı,yanlarına sokuldukları,anneleri,ablaları,babaları vb..olmadı onların hiç… Okula gittiklerinde anne babaları ne iş yapıyor derken öğretmenleri arkadaşları vb….onlar hep çok zor geçti… Kaç kimsesiz gencin askere giderken yanında ailesinden dostlarından biri oldu.. Askerde mektup gelmiş midir sevdiklerinden,harçlıklar gönderilmiş midir?! 18 yaş sendromunda ne yapılır -hiç başı okşanmamış,hiç sevilmeme,hiç aranmama, -18 yaşını doldurup ta yetiştirme yurdunda vaktiniz doldu haydi diye kapıya konanlar ne oldu?ne yaptı? Devlet yada diğer işler çıkmadan ayrılanlar ne yapmıştır,hele hele hiç akrabası yakını sahip çıkanı olmayanlar ne yaptı? Hiç unutamam o İstanbul’da bir radyo programına konuk olarak katıldığımda(radyo özel)bir dinleyicinin canlı telefon bağlantısında;İstanbul’dan Adapazarı’na tirenle giderken tirende genç bir kızla tanıştım,konuştum-,nereye gidiyon dediğimde,’diyen beye)-ağbi ben yetiştrme yurdunda kalıyordum yaşım doldu yurttan ayrıldım.Adapazarında yeteştirme yurdunda kardeşim var onun yanına gidiyorum…-peki seni kabul edecekler mi dendiği zaman,-bilmiyorum ağbi müdür babaya yalvaracam yakaracam diyen genç kızı hiç unutamam…içim cız eder..(bu notları kitaplaştırmak amacıyla temize geçerken bilgisayara kaydederken tekrar duygulanıyorum..bu kadar milletin içerisinde hüngür hüngür ağlamamak için kendimi çok zor tutuyorum..sadece gizli gizli gözlerim yaşarıyor ama içimde hala büyük bir acı…hiç iyileşmeyen hiç geçmeyen bir acı…) Şimdiye kadar bu kardeşlerimizi hiç reddetmedik hep kapımızı açtık..ama kim bilir ne yapmışlardır bize ulaşamayan canlarım..kurban oluyum her birine her birinize….. Aralarından bazılarının kötü yola düştüğünü,dansöz,konsomatris,vb..olduğunu duyarım..bazen okurum gazetelerde,bazen TV lerde izlerim….. ……EEeyy insanlık eyy…. Yavrucaklarım,canım bir tanecik kardeşlerim…Bu kuru sevgi sözcükleri pek bişey ifade etmiyor öyle değil mi? Bazılarının da anne babaları ayrılmış…
Salı günü Konya dan 12:00 otobüsüyle İstanbul a doğru yola çıkmıştık.. Fox Tv de Asena Hanımın programı
Bir kaç haftadır fox tv den önder bey arıyordu…bizim oradan bazı kadınlardan falan programlarına çıkarılması iye ilgili görüşmeler olmuştu…biz de ileride görüşürüz diye biraz erteletmiştik..en son geçenlerde bizim oradan 3 kadının özet hayat hikayesi ni fakslamıştık..ilk etapta Medine hanımla beni davet ettiler.programı Asena (Onur Çakmak sunuyordu…)sabah 9:30-11:00 arası gibi yayınlanıyor(canımın içi programı) Program Çarşamba sabahıydı.Pek istediğim gibi olmasa da hiç yoktan iyidir diyelim… İnsanlara birkaç cümleyle olsa çok önemli bir şeyler anlatmak,ayakta olduğumuzu göstermek yol göstermek,Şefkat-Der i duyurmak,hatırlatmak çok ok önemli …İnşaAllah hayırlara vesile olur.. 21.4.2007 cumartesi 23:58 İstanbul * * * Bugün istiklal caddesinde dolaşırken bir şey daha dikkatimi çekti.. Yabancı uyruklu gençlerle buranın yerlisi gençlerin kıyafetleri hemen hemen aynıydı…Dillerini duymazsanız kıyafetlerinden ayrım yapamazsınız…(Fransız,Alman,İtalyan vb.) tabii istiklal caddesi Türkiye’nin kaçta kaçını temsil edebilir(yansıtabilir)bu tartışılır…
İnsanlar benzer filmleri izliyorlar,benzer haberlere bakıyorlar,benzer şeyler giyiyorlar,benzer şeyler yiyorlar,….
Burada belirtmeye çalıştığım şeylerden rahatsız olduğum yada memnun olduğum gibi bir şeyler çıkartılmamalı,bunları söylemekteki amacım bir durum tespitidir… * * * Siz yine de çok sevin çok sevdiğinizi belli edin… Çok sevenlerin,çok sevdiğini belli edenlerin bazen pek kıymeti anlaşılmaz…. Siz yine de çok sevin çok sevdiğinizi belli edin… * * * Hiç te yalnız değilsiniz… Kendini yalnız olduğunu sanar…Merak etme hiç yalnız değilsin…Senin gibi olduğunu düşünen,senin hissettiklerini hisseden o kadar çok insan var ki… * * * Özellikle güç,kuvvet,imkan varken,ilgi yoğunluktayken bir şeyler yapmak önemli… Eski başbakan,eski bakan,eski vali,eski müdür,eski vekil,eski güzel,eski sporcu,eski ünlü,eski….,olmadan bir şeyleri en iyi şekilde yapmalısın… Özellikle güç,kuvvet,imkan varken,ilgi yoğunluktayken bir şeyler yapmak önemli… En iyi şeyleri yapalım,kimse hatırlamazsa hatırlamasın,kimse anmazsa anmasın..hiç önemli değil…yine de yapılmalı…kim bilir kimler kimler yararlanacak…bilmeseler de kimlere kimlere faydası olacak….21 Nisan 2007 - 23:50 * * * Bir dizi film oyuncusu… Geçenlerde çok izlendiğini söyleyen,gündemde baya yer işgal eden filmdeki başrol oyuncularından biriyle ilgili magazin programlarından birinde de bir görüntü vardı… Beyoğlu’nda bir yerler(vb)gece geç saatler ,biri sağında biri solunda iki liseli kız..14-15 yaşlarında…artist,sarhoştu…kameraları görünce kızlar biraz kaçıştı..adam da bozuntuya vermemeye çalışıp gelin çocuklar gelin…vb..işi espriye falan vurmaya çalışıyor….izlemek lazımdı…çok şey çağrışım yaptı… Kim bilir milyonlarca hayranı vardır…
Kahramanlıklar,iyilikler sadece filmlerde mi kalacak… Bu arada dizilerle,filmlerle ilgili de bir şeyler söylemek lazım…
Bizim toplumumuzun çoğu filmlerle tatmin oluyor… Kahramanlık,aşk,vb…insanlar genelde filmlerde tatmin oluyor… Başroldekiler uyuşturucu satıcılarına,kadın satıcılarına dersini veriyor,insanları kurtarıyor,insanlara yardım ediyor,müthiş aşklar yaşıyor,kavgalara karışıyor,vuruyor,kırıyor,kimi delikanlı rolünde,kimi erkekleri peşinden koşturan güzeller güzeli genç kız,kimi töre mağduru,kimi sevdiğinden ayrı,falan filan…. Milyonların gerçek hayatta pek önemli bir şeyler yapması önemli değil!!!sanal dünyada problemler halloluyor,gerçeğe ne gerek var değil mi?!(milyonlar ekran başına)
* * * Saat 04:00 eğlence tam gaz devam ediyor… Dün gece saat sabaha doğru 04.00 a doğru bile kalabalık,çığlıklar,eğlenme sesleri,gürültü vb..ne denirse densin hiç eksik olmadı…Beyoğlu-taksim-istiklal caddesi civarı) Bizim büronun semti … Sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor…özellikle Cuma cumartesi geceleri…hafta içi de geç saatlere kadar her şey oluyor… Anadolu’nun değişik kentleri bölgeleri,beldeleri,aklıma geliyor da…öyle şeyler hissediyorum ki …Ah ahh,ama yazıya yine yeteri kadar dökemiyorum..dökmek te çok zor zaten…. * * * 08.07.2007.saat 00:25 ..Bugün hayatının belki de en anlamlı şeyini yapmaya ne dersin..
Bugün, bir meczubu ,akıl ruh sağlığı yerinde olmayan kimsesiz,sahipsiz,çaresiz vb..kalmış birini bulun..en güzel ilgiyi gösterin..en sevdiğiniz insan yerine koyun..yatılı tedavi..resmi yerlerle görüşme,baskı vb…ne gerekiyorsa yapın..çocuğunuz,ananız,en sevdiğiniz için ne yaparsanız aynısını yapın…Bulun….Yapın… Bir daha bırakmamak üzere sahiplenin… Gerekirse kaymakamlık,valilik,belediye,bakanlık,başbakanlık,cumhurbaşkanlığı gibi yerlere de yazılı başvurun…basın vb..de devreye konabilir…
Bugün, (yani başka bir gün)hayat kadını,genel kadın,vb..diye anılan hayatı çalınmış bir hayatsız kadın bulun…araştırın,ulaşın…ulaşılsın…(tabi ki en kalıcı çözümler en insani yardımlar vb..dahil olmak üzere..yine en sevdiğiniz gibi düşünün.. Bunun yanında ayrıca mümkün mertebe imkanınızı zorlayarak(büyük para tercih)bir 100-500-1000 ytl vb… verin… en azından varsa alabilirsen çocuğunu al…onu gezdir…ona hediye al..sinemaya tiyatroya git…piknik vb…onu kucakla onula uyu… Yalnız bir yürüyüş yap..git lunaparkta eğlen…sinemaya vb..konsere maça…lokantaya,kafeteryaya vb..git..yalnız da olsan yap..yine oyuncağını al uyu..biliyorum çok uzun zamandır belki mutlu bir günün olmamıştır… onu hayal et…(bunları daha önce de yazmıştım..)
Bugün,(başka bir gün) Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu vb. bünyesindeki bir çocuk yuvasına ,yetiştirme yurduna,huzurevine git…buradaki çocuklarla,devamlı ilgilen,gönüllü abi,abla ol…koruyucu aile ol.en sadık dost ol..Bunları,Vazgeçemeyeceğin biri olarak düşün.. O sevgi var ya o sevgi her şeyi halleder..Kurumda ilgi,kurum dışı ilgi,gezme spor,tiyatro,okul ziyareti,vb…tel açmak,mektup göndermek…askere göndermek,askerdeyken de telefon açmak,harçlık göndermek,iş,evlilik vb….yapacak o kadar çok şeyler var ki…
Bugün,(başka bir gün)İnternette googlede vb..arama motorlarında …açlık,açlıktan ölüm-barınmasızlar-evsizler-donarak ölüm-mülteciler-genelev kadınlarının sorunları -hayatsız kadınlar-dışlanalar-hor görülenler-sığınma evleri-şiddet-öldürülen insanlar-sosyal devlet nasıl olmalı- vb… Kelimeleri gir …oku,düşün…
Bugün,(başka bir gün)sosyal yardım faaliyetleriyle ilgilenen vakıf,dernek vb..gibi kuruluşları araştır…telefon et,ziyaret et..gönüllü ol…üye ol..faaliyetlerine katıl…
Bugün, (başka bir gün)radyoları karıştır..konuşmaları takip et.canlı telefon bağlantısı olanlara telefon bağlantısı kur,sms olanlara mesaj gönder..düşündürücü faydalı bir şey olsun…
Bugün’(başka bir gün),İlla ki bir engelliye,görme engelli vb karşıdan karşıya geçirilmesinde,yürümesinde vb..toplu taşıta binmesi inmesi vb..gideceği yere kadar götürmek
Bugün,(başka bir gün)Kadın programları bazı televizyon programları canlı yayınlar vb. konuklar oluyor seyirci bölümüne …sizden de bazıları orda orda olursa akli selim vicdanlı faydalı yönlendirmede bulunabilirler…
* * İhtiyaçtan fazla almak ta çalmak gibidir… Bir şeyi ihtiyacından fazla alıyorsan ,zaten illaki başkasının hakkını çalıyorsun demektir….giyim kuşam,yiyecek,ev,araba,ayakkabı vb…
Bugün Baskın Oran Hoca derneğimizi ziyarete geldi..Ayşe Tükrük’çü Ablaya Saliha ablaya destek olmak amacıyla vb..yanında 15-20 kişilim bir grup vardı…08.07.2007.01:00
8.7.2007 saat 15:52 Devletin cinsel köleleri Devletin seks köleleri. Devletin namus köleleri… (genelevleri kadına tecavüzün meşrulaştırılmaya çalışıldığı yerler konumunda…)
Ayşe ablanın ve Saliha ablanın adaylıkları ile ilgili tahminimizdeki gibi gelişmeler oldu… Hürriyet,Milliyet,Radikal,Vatan,Cumhuriyet,Birgün,Güncel,Referans,Sözcü,sabah,şok,takvim,güneş,Star,Bugün,birçok internet siteleri,Cine 5,Kanal d Esra Ceyhan(3 proğram)atv,skytrk,Rumeli tv,Yeniçağ tv,özel programlar yaptı,yeni harman dergisi,Cnn’Türk Şirin Payzın Ece Temelkuran sunduğu program,Vatan Pazar eki(genişçe ve 1 sayfa manşet ve iki sayfa daha),cumhuriyet Pazar eki(geniş)sabah Pazar eki(geniş),Show,Star,SkyTürk özel haber yaptı,Cine 5 özel haber ve canlı yayın,İsveç Devlet Dadyosu,İngiliz gazeteci Nikılıs bey,İngiliz dergi, Randevu Danimarka gazetesi,Hollanda,İsviçre gazeteleri,
Engin Arınç akşamda köşe yazısı yazdı,Zeynep göğüs hürriyette köşesinde yazdı,belgesel çekiliyor,(3 belgeselci daha aradı)özgür radyo ve açık radyoya konuk oldu,sosyalist aday füsun bandır destekliyorum diye basın açıklaması yaptı,Baskın oran ziyarete de geldi,insan hakları derneğinden,eren keskin aradı,film mordan destek,feminist kadınlardan destek,Esmeray da destek oldu,
Polonyalı bir gazeteci tel açtı tercüman aracılıyla açtı..Ayşe hanımla Saliha hanımla görüşmek istiyor Bugün fox tv dede sabah Ayşe abla Şenay Düdek- Cenk Eren in Dobra Dobra programına katıldı… Diptekilerin bağımsız adayları Tüm hayatsız kadınlar Tüm şiddet mağdurları …için mücadele ediyorlar..tüm ezilenler için
Önce için için sonra hıçkıra hıçkara…..
Şu anda saat gecenin 02:57 si(7 Mayıs 2007) İstanbul büromuzda bazı haberlere googleden göz atıyordum..bir taraftan da kanal 7 de şebnem Kısaparmak’ın programına da bakıyordum(tekrar programı)..kulak misafiri oluyordum..bugünkü programın tekrarı gece yayınlanıyor.. Bugünkü programda da yüz ifadeleri ve konuşmalarından oldukça acılar çekmiş,psikolojisi de bozulmuş bir kadın var… -kocam sokağa attı… Dün ben nerde yattım biliyor musun? Hastanede yattım..şu,şu da vardı 3 kadın hastanede geceledik… Çocuklarının ayrılık vurgusu falan… Sunucu Şebnem hanım soruyor:-hiç sığınma evine falan baş vurmadın mı?Gerçi sığınma evleri dolu falan…mor çatı falan var.. Bu tür konuşmalar devam edip giderken reklam vakti geldiğini söylüyor..şebnem hanım reklamdan sonra Ceylan”ın şarkısıyla vb..birlikte olacağız diyor… (daha geçen evsiz,kimsesiz,şiddet mağduru kadınlara kapımızın açık olduğunu söylemiştik..hatta canlı yayına da telefon bağlantısıyla almışlardı.. İnşaAllah özellikle İstanbul”a çok çok ACİL BARINMA EVİ AÇMAMIZ GEREK… O çaresiz kadıncağızları bir görseniz durum gerçekten çok vahim… ALLAH IM YARDIM ET… YARABBİM YARDIM ET… Daha yapmak istediğimiz vesile olmak istediğimiz o kadar insan var ki… Ceylan”ın parçasından sonra biraz parça üzerine yorum yapıyorlar… Bakalım o garip kadıncağızla ilgili neler söylenecek?! Tennur hanım uzun zamandır görmediği kızı Yasemin”le telefonda konuşuyor…Annesi :ben hatalıydım kızım diyor..dün hastanede geceledim diyor.(kızı 20 yaşındaymış) Kızı: bir yakınımla kalıyorum diyor….(şüpheli-artık bir erkek mi yada başka şey mi?!) (3 tane çocuk hepsi bir taraftaymış)kızı da annesinin dünkü konuşmalarını doğrulamış..babası kızını da evinden kovmuş..kız olduğum için babam beni sevmedi diyor…(bu arada gözyaşları akıyor(okunamayan 2-3 kelime) Diğer kardeşim de ahırda kalıyor diyor..yasemini babası evden kovduğunda 16 yaşındaymış..Şebnem hanım yasemine diyor ki;yarın gel annenle konuşturalım buluşturalım..(ekrana çıkartmadan tv de arka planda buluşturacak… Anneni yüzü tebessüm etmeye başladı…Anne Bakırköy”de gezip kızını arıyormuş..ilginç..Bakırköy’de kızı da oturuyormuş…(inşallah bu programı istememizde fayda var.(7 Mayıs Pazartesi gece tekrarı yayınlanan) Kim bilir o 20 yaşındaki yasemin de ne durumda ..İÇİM ÇOK KÖTÜ OLDU.. Tennur hanım Benim evime aile gelmiyordu..2-3 tane erkek geliyordu..hep meyhane gibi kullanıyorlardı diyor…(gerçekten çok acı bir cümle) Kocasının kız kardeşi(ablası) falan da yayına bağlandı..kadını suçladılar..sonra bir genç kız daha bağlandı..adamı suçladı kocası eve kadın getirdi Tennur hanımı sokağa attı dediler.. Biraz önce yer yer için için yer yer hıçkıra hıçkıra ağladım..saat 03:40..aklıma çalışmalarımızla ilgili hala yapamadığımız çok şey geldi… ….Nice nice garipler geldi..Tennure gibiler yasemin gibiler daha nice niceleri ..beni arayanlar..bize sığınanlar..duyarsızlık…İÇİM ÇOK KÖTÜ YANIYOR…ateş benim de içim de…. * * * Bir asker annesi:asker oğlum izne gelince hep onla yattım… Televizyonda asker annesi gözyaşları içerisinde söylüyordu:Oğlumu çok seviyorum tabi her anne sever..oğlum izine geldi hep onunla birlikte yattım..diyor Gerçekten anne sevgisi çok acayip güzel çok çok kutsal… Ah ama zamanla çocuklar evleniyor torun morun oluyor.çocukların yaşı iyice ilerleyince annelerini babalarını çok incitirler…anne babalarını bile döven nice nice çocuklar görüldü….yaşıyoruz…. * * * Sen 7 çocuğuna baktın anam, ama biz 7 çocuk bir sana bakamadık!..” Televizyonda bir kadın canlı yayında ağlayarak şöyle diyordu: “Sen 7 çocuğuna baktın anam ama biz 7 çocuk bir sana bakamadık!..”(yaşlı anasına diyordu.tabi burada bir vicdan azabının yanında eşinin, annesine istemediğini hissettirebiliyordu…)(8 mayıs 2007) * * * Bugün anneler günü. Bir anneden telefon geldi:Bana oğlum uyuz diyor… Bugün anneler günü İstanbul dan 45 yaşında bir anne arıyor..konuşmaya başlar başlamaz ağlamaya başlıyor…Bana oğlum çok kötü davranıyor..uyuz diyor…
12-19 y |